“Aktör”lerin Pandemi Alanında (Champ) Covid-19 ile Mücadelesi

En son güncellendiği tarih: May 12

İSMAİL GEVEN DER Kİ;


“Eğer sosyolog her zaman biraz rahatsızlık veriyorsa,

Bunun nedeni, bilinçsiz kalınması yeğlenen şeylerin

Bilincine varmaya zorlamasıdır."

Pierre Bourdieu


Sosyoloji günümüz toplumlarının ve günümüz sorunlarının bilimidir. O halde günümüz problemleriyle yani olmuşla değil daha çok olan ile ilgilenir. Bu sebeple değerlendirmemi Covid-19 pandemisi içerisinde yaşadığımız problemler üzerinden değerlendirmeler yapmak istedim. Bu değerlendirmeyi ise P. Bourdieu’nun temel kavramları üzerinden yapacağım.

Bildiğimiz üzere koronavirüs mizah yaparak söyleyecek olursak tam bir komünist.

Çünkü daha önceki virüsler bulundukları bölgedeki insanları etkilemekteydi. Ancak koronavirüs dil, din, ırk, cinsiyet, yaş, statü ayrımı yapmaksızın tüm insanlara bulaştı ve etkiledi ayrımcılık yapmadı herkese karşı eşit oldu. Bu virüs bize hiçbir şey kazandırmasa bile tüm insanlığın aynı küre içinde olduğunu, doğayla iç içe yaşamamız gerektiğini öğretti. Bunu en yakın çevrelerimden başlamak üzere Rusya’da Başbakan ve iki bakan, Kanada başbakanı, İspanya Başbakanı, Monaco prensi. İngiltere Başbakanı, sporcular milyonlar içinde yüzen ünlülere kadar virüs teşhisi konuldu. Bu virüs bize bu şekliyle aynı gemide olduğumuzu hafızalarımıza derin bir biçimde kazıdı. Virüs bize eşit davrandı. Çizilen sınırların bir şey ifade etmediğini Çin’de yürüyen bir canlının tüm dünyayı etkilediğini, herkesin birbirinden sorumlu olduğunu iyi bir şekilde bildirdi.

Virüs bize eşit davrandı bizler kendi içimizde eşit davrandık mı? Peki bizler aktörler olarak alan içerisinde nasıl bir mücadele haline girdik? Sahip olduğumuz sermayeler bu virüs karşısında bizleri nasıl etkiledi? Bulunduğumuz habituslar eylem ve pratiklerimizde nasıl etkilerde bulundu?

Bourdieu denilince akla ilk gelen onun kavramlarla kurduğu ilişki ve yüklediği anlamlardır. Nev-i Şahsına münhasır bir jargonla kavramların içini doldurması anlaşılmasını zor kılmaktadır. Nitekim Amman’ın dediği üzere “Gerçekten Bourdieu sosyolojisi, ona ciddi bir biçimde eğilmeyenlerin anlayamayacağı ölçüde girift ve sentetiktir” (Amman, 1995). Bu dil kullanımı ise onu değerli kılan en önemli husustur. Bourdieu’ a göre bireysel olandaki toplumsalı, özeldeki geneli, yapı ve eylem arasındaki bu ilişkilere çok dikkatli okumak gerekir. Ona göre her alanın içi bir mücadele alanıdır ve her alanda hiyerarşik bir yapı vardır. Bu mücadele aktörlerin konumlarını korumak, sahip çıkmak üzere kurduğu çıkar/iktidar ilişkilerinden kaynaklanır. Sadece ne mikro ne de makro yatkınlıklarla insan eylemleri anlaşılabilir. Ona göre yapılar ondan etkilen aktörler tarafından da tekrar inşa edilerek sürekli hale getirilir. Yani içselleştirdiğimiz şeyler bedenlerimize, bedenselleştirdiklerimiz ise içerisinde bulunduğumuz yapıları yeniden inşa ediyor. Düşünceler eylemleri, eylemler düşünceleri besliyor. Habitus ise makro yapı ile mikro birey arasında aracı rol oynayan temel bir etkendir. “Habitus, aklımızda ve bedenimizde taşıdığımız ve farklı toplumsal ortamlarda başvurabileceğimiz kaynaklar ve eğilimler bütünüdür. Karşılaşmalar, olaylar ve kararlar aracılığıyla kendi yolumuzu hemen yapıvermemizi ve rotamızı saptamamızı mümkün kılar” (Smith, 2007, s. 188). Aynı zamanda iktidar ve sınıfla yapılanan bir toplum içindeki sistematik eşitsizlikler ile bağlantılıdır. Toplumda toplumsal iktidarı ve toplumsal eşitsizliği belirleyen üç çeşit sermaye vardır. Ekonomik sermaye, finansal kaynakları anlatır. Toplumsal sermaye, bildiğiniz her şeye ilişkindir; yani, insanların kendi yararları için harekete geçirebilecekleri toplumsal bağlarla ilgilidir. Kültürel sermaye ise daha çok eğitim ve miras yoluyla gelen sermayedir. Bireylerin alandaki mücadelelerini ifade ederken bu sermaye türleri önemlidir. Toplumsal aktörler dış kuvvetlerce mekanik olarak itilen-çekilen parçacıklar değildir. Onlar daha ziyade sermaye taşıyıcılarıdır ve donandıkları sermaye gereğince alanda işgal ettikleri konuma ve yörüngeye göre şekillenirler. Sınıflar arasındaki çatışma alanları güce göre şekillenir. Bu gücün dağılımı da sermayenin dağılımına göre değişir.

Örnek 1:

“Juventus'un yıldızı Cristiano Ronaldo Koronavirüs'ten korunmak için kendisine ada satın aldı. Ronaldo'nun Ilha De Fuzeta adındaki adada virüs yok olana kadar yaşayacağı iddia edildi. 35 yaşındaki yıldızın Portekiz'de satın aldığı adasında özel yüzme havuzu ve muhteşem bir malikane bulunuyor. Rugani'de virüsün tespit edilmesinden sonra Juventus, oyuncularını ve teknik heyetini serbest bırakmıştı. Bunun ardından toplam 121 kişilik ekibin kendilerini karantinaya aldığı açıklandı”(Sabah Gazetesi, 2020)

Örnek 2:

Virüsü ben getirmedim, Togo'ya yardım yapmayacağım" diyen Adebayor bu kez lüks araçlarını paylaştı: Bunu siz de yapabilirsiniz. Koronavirüs'le mücadele için yardım yapmayı reddeden Adebayor, "Beni Eto'o ve Drogba'yla kıyaslayıp, neden şimdiye dek bir yardım vakfı kurmadığımı ya da neden bağış yapmadığımı soranlar için üzgünüm. Başkalarının söylediklerini değil, her zaman kalbimde hissettiklerimi yaptım. Ben ne Eto’o’yum ne Drogba'yım, ne de bir başkasıyım. Ben, benim. Sheyi Emmanuel Adebayor. Benden bağış yapmamı bekleyenlere tek bir şey söyleyeceğim; yapmayacağım. Her şey net ve basit. Teşekkürler, iyi günler" demişti(T24, 2020)

Örnek 3:

Ulusal İstatistik Ofisinin (ONS) bugün yayımladığı rapora göre, siyahi kadınlar beyaz hemcinslerine göre 4,3, siyahi erkekler de beyaz hemcinslerine göre 4,2 kat daha fazla Covid-19'dan ölme riski taşıyor. Diğer etnik gruplarda da virüs nedeniyle hayatını kaybetme riski beyazlardan daha fazla seyrediyor. Buna göre Bangladeş ve Pakistan kökenli kadınlarda beyazlara göre virüsten ölüm riski 3,4, erkeklerde ise 3,6 kat fazla. Hint kökenlilerde de bu oran kadınlar için 2,7, erkekler için 2,4 olurken, Çinlilerde oranlar erkekler için 1,9, kadınlar için ise 1,2 olarak kayda geçti. Veriler, İngiltere'de refah düzeyi düşük bölgelerde Kovid-19 nedeniyle ölüm riskinin ülkenin diğer bölgelerine göre 2 kat daha fazla olduğunu da ortaya çıkardı. Bu noktada ONS raporunda, siyah ve diğer etnik toplulukların refah düzeyi düşük bölgelerde yoğunlaşmasının da ölüm riskinin fazlalığıyla bağlantı olduğuna işaret edildi. Raporda, azınlıklardaki başka sağlık sorunlarının daha yaygın olmasının da Kovid-19 nedeniyle ölüm riskini artırdığına vurgu yapıldı(NTV, 2020)

Örnek 4:

"Fotoğraf: https://imagizer.imageshack.com/img923/2939/vr8gli.png "

Koronavirüs salgını nedeniyle evinde kalan Hacı Sabancı, spor yapmayı ihmal etmediğini gösterdiği paylaşımına salgına rağmen dışarıda olmasına tepki gösteren bir takipçisine, "Sakin ol şampiyon, evdeyim" dedi. Türkiye'de koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında 'evde kal' çağrıları sürerken, Hacı Sabancı'nın yaptığı bir sosyal medya paylaşımı gündeme oturdu. Açık havada bisiklet ile kardio yapan Sabancı, Instagram’dan da paylaşım yapmayı ihmal etmedi. Ancak fotoğrafın dışarıda çekilmesine tepki gösteren bir takipçisi, "İnanamıyorum size. Devlet dışarı çıkmayın diyor, siz dışarıdasınız spor bahanesiyle. Pes yani" dedi. Sabancı ise bu yoruma, "Sakin ol şampiyon, evdeyim" şeklinde yanıt verdi (Sputnik Türkiye, 2020).

Zenginler ve fakirler arasındaki mücadele, alan çevresindeki sermaye dağılımındaki farklılıktan yani statülerinin yarattığı eşitsizlikten beslenmektedir. Yukarıda verdiğim örnekler üzerinden gidecek olursak kişilerin sahip olduğu ekonomik sermayeleri virüse karşı önlemler açısından eşitsiz bir yapıyı beslemektedir. Bu sermaye türüne sahip olanlar ekonomik anlamda kaygı yaşamadığı için kendilerini korunaklı sığınma yerlerinde, Boğaz kıyısında evlerinde ve adasında sokağa çıkma kaygısı yaşamazken, bu ekonomik sermayeye sahip olmayan insanlar sokağa çıkıp kalabalıklar halinde bulunan iş yerlerinde çalışmak zorundadır. Belki benimki bir varsayım olacak ama açıklanan vaka sayıları her ülkede sosyo-ekonomik bağlamda açıklanacak olursa vaka sayılarında sosyo- ekonomik seviyesi daha alt düzeyde olanların virüsü kapma olasılığı daha yüksek olduğu görülecektir. Ulusal İstatistik Ofisinin (ONS) yayımladığı rapora göre İngiltere'de refah düzeyi düşük bölgelerde Kovid-19 nedeniyle ölüm riskinin ülkenin diğer bölgelerine göre 2 kat daha fazla olduğunu da ortaya çıkardı. Bu ise varsayımımı İngiltere bağlamında doğrular niteliktedir.

Diğer bir taraftan 20 yaş altı bireylerin sokağa çıkma yasağı ilan edildikten hemen sonra bu kesimde çalışan kişilerin muaf olacağı söylemi ve belli ekonomik alandaki kişilerinde her hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağından muaf tutulması söylemi ekonomik kaygılar sonucu oluşmuştur. Ve bu kesimdeki bireylerin sokağa çıkarak ister istemez virüs kapma olasılığı yükselmiştir. Bunu ise Kocaeli’nde bulunan özellikle fabrikalarda çalışan akrabalarımın virüse yakalanmalarını gözlemledikten sonra bu kanıya vardım. Hülasa edecek olursak farklı sermaye birikimleri bunun sonucunda elde edilen farklı konumlar farklı statülerde bulunan insanları bir kısmını sokağa çıkmasını yasaklarken bir kısmını çalışmasına virüse karşı mücadelede daha zayıf önlemler alınmasına yol açtı. Bu ise sermaye birikimlerinin oluşturduğu hiyerarşik yapıdan kaynaklandı. Bu habitus içerisinde iktidar ve sınıfla yapılanan bir toplum içindeki sistematik eşitsizlikleri rahatlıkla görebiliriz.


Kaynakça

Amman, M. T. (1995). Sosyal Tabakalaşma ve Günümüz Fransız Sosyolojisinin Yaklaşımları, (Yayınlanmamış doktora tezi(. İ.Ü.S.B.E.)

NTV. (2020, 5 7). https://www.ntv.com.tr/dunya/ingilterede-siyahi-olumler-4-kat-daha- fazla,rK_TzyIY90SamZ6-nhm4zQ adresinden alındı

Sabah Gazetesi. (2020, 4 15). https://www.sabah.com.tr/spor/futbol/2020/03/14/ronaldo-ada- satin-aldi-karantinaya-girdi adresinden alındı

Smith, P. (2007). Kültürel Kuram. İstanbul: Babil.

Sputnik Türkiye. (2020, 4 5). https://tr.sputniknews.com/turkiye/202003221041655789-haci- sabanci-acik-havada-spor-yapmasina-tepki-gosteren-takipcisine-yanit-verdi-sakin-ol- sampiyon/ adresinden alındı

T24. (2020, 5 7). https://t24.com.tr/haber/virusu-ben-getirmedim-togo-ya-yardim- yapmayacagim-diyen-adebayor-bu-kez-luks-araclarini-paylasti-bunu-siz-de- yapabilirsiniz,877096 adresinden alındı

30 görüntüleme