Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet


Şeyma Güneş DER Kİ;

Şiddet; bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik, duygusal yönden zara görmesi, acı çekmesiyle sonuçlanan ya da sonuçlanması muhtemel, öğrenilebilen istendik davranışlardır. Şiddet, fiziksel olarak uygulanan güç gösterisiyle sınırlı kalmayıp; bireylerin özellikle günümüzde kadınların psikolojik ve duygusal yönden hırpalanması, cinsel yönden baskı ve zorlamayla karşı karşıya kalması durumlarını da kapsamaktadır. Kadınlara el kaldırmak, dövmek şiddetin görünen ve bilindik hali, birde bu buz dağının görünmeyen kısmı olan; küfür, aşağılama, hakaret, baskı, zorlama, taciz, tecavüz, tehdit gibi durumlar vardır.

Ah! Bu kadına şiddet; modern dünyanın özellikle de az gelişmiş ve gelişmekte diye tabir ettiğimiz toplumların çözüme kavuşturulamayan, kanayan yarası. Biliyor muydunuz? Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün 2009 yılında gerçekleştirmiş olduğu bir araştırmada; Türkiye’de her 100 kadından 42’si eşi veya birlikte olduğu kişiden şiddet görüyor. Bu şiddet durumları yüzdelik olarak açıklanacak olur ise; kadınların %42,3’ü dayak, %40,1’i tehdit ve küfür, %12,6’sı yaralama, %3,2’si taciz ve tecavüz, %1,4’ü eve kapatma, %0,4’ü ise ölüm tehdidi ile karşı karşıya kalmışlardır.

Kadınlar hangi durumlar karşısında ve ne için şiddet görür? Bizim toplumumuz, Ataerkil Toplum Yapısına dayalı bir toplumdur. Şiddetin temelinde de bu durum yatmaktadır. Erkekler, her ne kadar zeki, güçlü kadınları hayatlarında isteseler de; kadınların kendilerinden herhangi bir konuda daha üstün olmasını kabullenemezler. Bunun yanı sıra, kadınların ailelerinden yeteri kadar destek görememesi de şiddet uygulama konusunda erkeklere kapı açılmasını kolaylaştıran bir etkendir.

Şiddet Türleri

1) Fiziksel Şiddet: Bireyin bedenine yönelik olarak gerçekleştirilen; vurma, yaralama, hırpalama, kesici alet ya da ateşli silahla yaralamaya maruz bırakma gibi durumlardır.

2) Psikolojik Şiddet: Bireylerin ruh sağlığını hedef alan şiddet türüdür. Bağırma, korkutma, aşağılama, kötü söz, eve hapsetme, aile ve arkadaşlarla görüştürmeme, kıyas yapma, tehdit ve şantaj gibi durumları içerir. Bu şiddete maruz kalan kişilerde; intihar eğilimi, özgüven sorunu, değersiz hissetme, korku ve endişe duyma oldukça fazladır.

3) Cinsel Şiddet: Kadınların rızası olmadığı halde eşleri tarafından ya da birlikte olduğu kişiler tarafından cinsel ilişkiye zorlanması, cinsel içirikli mesaj ve sözlere maruz bırakılmaları, kürtaj-evlilik ve fuhşa zorlanmaları gibi durumları içermektedir.

4) Ekonomik Şiddet: Kadınlarımızın mesleğinin olmayışı onları ekonomik yönden eşlere bağlı duruma getirmektedir, çalışan kadınlarımızın birçoğu ise, maaşlarını eşlerinin kontrolüne veriyor. Yapılan şiddetlere ses çıkaramayan kadınların en büyük sorunu bu şiddet türüdür.

Bu açıklamalarda yer alan durumlardan herhangi birine maruz kalıyorsanız, şiddet görüyorsunuz demektir.

2337 Can

Son 10 yılda kadına şiddet artarak devam etmiş ve 2337 kadın gördüğü şiddet karşısında hayatını kaybetmiştir. Ne acı ki, kadınlarımız şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmak istedikleri ve kendi hayatlarına dair kararları kendileri almak istedikleri için şiddet görmüş ve öldürülmüşlerdir. Namus, töre cinayetleri yanı sıra; modern çağın getirdiği kadına verilen hakların erkekler tarafından kabul görememesi, yine erkeklerin hayatın getirdiği sıkıntılar (geçim, statü vs.) karşısında tahammülsüz, güvensiz, yetememe duygusu, kompleksli olma gibi durumlarla karşı karşıya kalmaları da eşlerine şiddet uygulamaya itmiştir. Ancak erkeklerin birçoğu bu durumları dile getiremedikleri için yemek, giyim, oturma, kalkma gibi durumları bahane ederek şiddet uygulamaya başlamışlardır. Günümüzde her ne kadar kadına şiddete kesin çözümler getirilemese de, kadının statüsü gün geçtikçe artmakta olup; kadınların iş hayatı ve sosyal hayata katılımları hızlı bir şekilde aktif hale getirilmeye başlanmış, kadınlara çeşitli hak ve özgürlükler tanınmış ve tanınmaya devam etmektedir.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun elde ettiği verilere göre;

2008 yılında 80 kadın 2013 yılında 237 kadın

2009 yılında 109 kadın 2014 yılında 294 kadın

2010 yılında 180 kadın 2015 yılında 303 kadın

2011 yılında 121 kadın 2016 yılında 328 kadın

2012 yılında 201 kadın 2017 yılında 409 kadın

Ve son olarak 2018 yılının ocak ve şubat ayında 75 kadın şiddet mağduru olarak hayatını kaybetmiştir.