TÜRKLERDE ÇEYİZ SANDIĞI KÜLTÜRÜ

Kübra NAS Der Ki;

Giriş

Çeyiz sandığı, Türk kültürünü yansıtan önemli simgesel ögelerdendir. Eski Türklerden günümüze dek süregelmiş olan bu kültür hala geçerliliğini korumaktadır. Devletlerin ve medeniyetlerin yaşanmışlıklarını, kültürlerini, değerlerini ve nicesini, kullandıkları eşyalar üzerinden okuyabiliriz. Bu yazı da çeyiz sandığı üzerinden Türk toplumunun kültürü, çeyiz sandığının Türk kültürü açısından neden önemli olduğu ve genel anlamıyla çeyiz geleneğine değinilecektir.


Sandık, değerli eşyaların saklandığı bir öğedir. Türklerde sandık kelimesinin kökeninin ‘kiz’ olduğunu, bu kelimenin de kizlemek, yani gizlemek kelimesinin kökü olduğunu vurgular. Sandık, eski Mısır’dan günümüze kadar kullanılan bir mobilya türüdür.Türk evlerinde de Avrupa ile ilişkilerin arttığı 19. yüzyıldan itibaren sandık kullanımı yaygınlaşmıştır (Usal, 2010, s.158-159).


Türkler geçmişte konar-göçer bir yaşam tarzıyla hayat pratiklerini gerçekleştirmişlerdir. Göçebelikten gelen alışmışlıklarıyla eşyalarını kolay taşınabilir, toplanabilir hurçlarda, bohçalarda ve sandıklarda taşımışlar ve muhafaza etmişlerdir (Usal, 2010, s. 157). Sandığın kullanılmasının öncesinde çeyizler, kıymetli eşyalar bohçalarda saklamışlardır. Sonrasında ise bu bohçalar sandıkları konulmuştur. Anadolu kültüründe bu bohçaların gömme dolaplara konulduğunu da görmekteyiz. Bir toplumun yaşam pratiklerinin,kültürünün eşyalar üzerinde vuku bulduğunu görmekteyiz. 19. Yüzyıldan itibaren Avrupa ile olan ilişkiler sonrasında Türklerin da sandık kullanımı artmıştır ve yaşamlarında yer edinmiştir. Avrupai yaşam tarzına özenildiği dönemlerde sandık yaygın kullanılmaya başlanmıştır. Hatta gelir düzeyi yüksek olan evlerde sandık odaları vardır. Türklerde sandığın kullanılmasıyla gömme dolaplar, yatakların koyulduğu yüklükler önemini kaybetmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü dönemde çeyiz sandığının kullanımı, evlilik öncesi çeyizin sergilenmesi katırların üzerinde halka sunulduğunu görmekteyiz.


Türk toplumunda çeyiz geleneğinde çeyiz sandığının bir statü simgesi olduğu, sandığın mobilyasının, işlemelerinin gelinin ve ailesinin varlığını simgelediğini görmekteyiz. Bu durumda çeyizin ve çeyiz sandığının ihtişamı kız tarafının saygınlığına işaret etmektedir. çeyiz sandığının iyi muhafaza edilmiş olması, üzerine serilen örtüler, malzemesinin kaliteli olması aynı zamanda karşı tarafa verilen değer ve önemi göstermektedir. Sandığın kullanım amacının en değerli eşyaları muhafaza etmek ve düzenlenebilir hale getirmesi işlevi çeyiz sandığında da aynı şekilde düşünülmüştür. İslam dininde saklamak mahremiyetin önemsendiği görüyoruz. Bu manevi değerler sandığın da kültür içindeki yerini önemini işaret etmektedir.


Türklerde evlilik en önemli kurum olan aile kurumunun bir alt kurumudur. Evlilik önemli bir olgu olması hasebiyle, kültüründe en önemli taşıyıcısı olarak içinde barındırdığı unsurlar da bir o kadar dikkate değerdir. Çeyiz sandığının evlilik öncesi özenle hazırlanıp, el emekleri ile toparlanması evlilik kurumuna verilen ehemmiyeti göstermektedir.Türklerde gelinin bohçasının çok olması, bir odada sergilenmesi ve güzelce çeyiz sandıklarına yerleştirilmesi önem taşır. Çeyiz sandığının üzerindeki motiflerin dahi önemi vardır. Sandığın işlemelerinin ve motiflerinin özenle seçilmesi Türklerin bu geleneğe önem vermesinden kaynaklanmaktadır.


Günümüzde sandıklar, depolama işlevinin yanında dekoratif amaçlarla yaşama mekânlarında sehpa, yatak odalarında oturma elemanı gibi amaçlarla kullanılmaktadır. Çeyiz sandığı geleneği, artık kentlerde uygulanmamaktadır. Ancak geleneksel olarak sandık üreten atölyeler hâlâ mevcuttur. Ayrıca Türk evinin temel donatıları olan sini, sedir ve dolap gibi, sandık da çağdaş mobilya tasarımcılarına ilham vermektedir (Usal, 2010, s. 158).


Çeyiz sandığının dışının motif, süsleme ve kalitesinin önemi kadar içindeki çeyizlerde büyük önem taşımaktadır. Sandığın üzerinde çiçek desenlerinin olması, çiçeğin her dalında çiçek açması ailenin üremesi temennisi düşüncesiyle yapılmaktadır. Sandık, en değerli eşyaları maddi değer içeren eşyaları içinde barındırır. Aynı zamanda sandığın eski olması, kızın annesinden kalmış olması değerlidir. Annenin kızına kendi çeyiz sandığını vermesiyle kızının da kendi kızına hediye etmesiyle aslında bir kültür, değer aktarımı sağlanmaktadır.


Somut olmayan kültürel miras kapsamında çeyiz; evlenecek kız ve erkeğin ailesi tarafından yeni kurulan aile birliğine katkı sağlamak amacıyla hazırlanan, yaptırılan ve satın alınan eşya, taşınır-taşınmaz mal, mülk ve paraya verilen isimdir. Çeyizin hazırlanması, kız evinden oğlan evine götürülmesi, sergilenmesi etrafında oluşan gelenekler bütününe de çeyiz geleneği denir (Nas, 2018, s.991). Çeyiz her toplumda yüzyıllardır süregelen bir gelenek olarak devam etmektedir. Bu gelenek ailelerin maddi durumlarına, yaşadıkları çevreye ve yörelere göre farklılıklar göstermektedir.Bu farklılıklar genellikle çeyizde kullanılan malzeme, tür ve teknik özellikler olarak karşımıza çıkmaktadır (Sönmez, 2016, s.886).


Çeyiz sandığı, en değerli eşyaları maddi değer içeren eşyaları içinde barındırır. Aynı zamanda sandığın eski olması, kızın annesinden kalmış olması değerlidir. Annenin kızına kendi çeyiz sandığını vermesiyle kızının da kendi kızına hediye etmesiyle aslında bir kültür, değer aktarımı sağlanmaktadır.


Çeyizin hazırlanmasında akrabalar bir araya gelir ve yardım ederek el yordamıyla çeyiz hazırlanırdı. Yüfüşlüg kelin küdhegü yafaş bulur atasözünde de anlatıldığı üzere gelinin çeyiziyle elinin dolu gelmesi, güveyinin bu durumdan hoşnut olmasına geline daha yumuşak ve saygılı davranacağını anlatmaktadır (Nas, 2018, s.996).


Sahibinin duygu, düşünce, beceri ve zevkini aktaran sanatsal ve kültürel değerler bütününü olan çeyiz ürünleri gerek biçim gerekse süsleme özellikleri ile toplum içinde bir iletişim dilidir. Çeyiz içinde yer alan nesnel kültür örnekleri, etnografik değeri yanında aşk, keder, acı, özlem, ümit gibi insani duyguların, renkler ve motiflerle ifade edildiği ve hemen her yörede aynı anlam bütünlüğünü koruduğu görülmektedir (Nas, 2018, s.997). Çeyiz sandığında kullanılan motifler gibi çeyiz geleneğinde de Anadolu kadınının duygularını aktardığı, yaşanmışlıklarını aktardığını görmekteyiz. Kullanılan çiçek, hayvan vs figürlerle algılanan dünyanın, duyguların, değerlerin dışa vurumunu görmekteyiz. Çeyiz kültürü ile, var olan kültür yapısı, o toplumun beğenileri, tecrübe birikimleri çeyizle yaşam bulup aslında bir ileti haline gelmektedir.


Sonuç

Sandık Türklerde yaygınlaşmasıyla birlikte çeyizlerin saklanılması, muhafaza edilmesi, taşınması için önce bohçalara sarılmış sonra sandıklara koyulmuştur. İnsanlar değerli, gözde eşyaları sandıklarda saklardı. Çeyiz sandığı, Türklerde geleneksel olarak bir kültür taşıyıcısı olmuştur. Gelin eşinin evine götürdüğü çeviz sandığı ile itibar görmüş ve karşı tarafa verdiği ehemmiyeti el işleriyle yansıtmıştır. Türk toplumunda çeyiz sandığı üzerindeki motifler gelinin varlığını işaret etmektedir. varlıklı ailelerin çeyiz sandıkları oymalı, sedef kakmalı güzel işlemeler içermektedir. Türk toplumunda evlilik önemli bir alt kurum olduğundan dolayı evlilik öncesi yapılan hazırlıklar, çeyizin özenle hazırlanması kaliteli bir malzemeden bir sandığa konulması gelinin gideceği evdeki itibarı yüksek olur. Türklerde çeyiz geleneği, Anadolu kadınının, renkler, motifler ve süslemelerle duygularını aktardığını, yaşamının bir yansıması olagelmiştir. Çeyiz, gelinin küçük yaştan itibaren hazırladığı, içinde kültürünü yansıttığını duygularını da içine koyduğu sembollerin olduğu kültürel bir ögedir. Türk toplumu için çeyiz sandığının, içine koyulan el emeği göz nuru çeyizlerin bir kültür taşıyıcısı olarak ehemmiyeti vardır.


KAYNAKÇA

Nas, Emine (2018), Türk Çeyiz Kültürü Çevresinde Sözsüz İletişim Dili Olarak Gelişen Milli Söz Hazinesi, Selçuk Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi El Sanatları Tasarımı ve Üretimi Bölümü, ss. 991-1005.

Sönmez, Kezban (2016), Konya İli Bozkır İlçesinde Çeyiz Kültürü, Uluslararası Sempozyum : Geçmişten Günümüze Bozkır, ss. 885-902.

Usal, Selhan (2010), Türklerde Çeyiz Sandığının Kullanımı Ve Geleneksel Süslemeleri, ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi,Cilt: 1, Sayı:1, ss. 157-167.

22 görüntüleme