Yeryüzündeki Son Aşk (Film Eleştirisi)

Alara Pusmaz Der Ki;

Filmin başrol oyuncularından olan Eva Green fransız oyuncu ve model. Oynadığı Filmler; Düşler, Tutkular ve Suçlar, Casino Royale, Karanlık Gölgeler, Bayan Peregrıne'ın Tuhaf Çoçukları, Rahim, Kırık Kalpler, Altın Pusula, Karda Bir Beyaz Kuş, Kurtuluş...

Bir diğer başrol Ewan McGregor İskoç oyuncu. Oynadığı filmler; Kırmızı Değirmen, Güzel ve Çirkin, Christepher Robin, Ada, Yıldız Savaşları 3, Kıyamet Günü, Kara Şahin Düştü, Melekler ve Şeytanlar...

"Dünyada insanlığı esir alan ve insani yetileri kaybettiren bir salgın varken aşk hala mümkün müdür?"

Filmde yok olup giden duyguların ve insanları sinsice saran salgının arasında Michael Usta ve erkek düşmanı olan Susan karşılaşıyor ve bu karşılaşma alelade ‘bir sigara atımı’ şeklinde oluyor. Aşk tam da insanlığın kaybettiği noktada başlıyor. Her ne kadar filmin adında aşk kelimesi geçse bile film bir aşk filminden çok daha fazlası, anlatılanlar ve yaşanılanlar hemen hemen herkesin aslında durup “Ben bu dünyaya ne yapıyorum?” diye düşünmesi gerektiğini vurguluyor. ‘Yeryüzündeki Son Aşk’ aile filmi olabilecek bir film olmakla beraber içinde birçok anlam barındıran ve ders çıkarılması gereken konular varken bunu sevdiğiniz insan ile izleyebileceğiniz romantik bir film olarak düşünmemeniz gerekir; çünkü bu şekilde düşünülürse filme yapılan bir hakaret gibi düşünmekten kendimi alamıyorum. Toplumda insanlar bir şeyleri kaybeder ya da kazanırlar ve bir şeyler değişir. İlk toplumlardan beri birçok sosyal değişme olmuş ve bunu her toplum bir şekilde değişimi kabul etmiştir. Peki, bu filmde insanlık hayatında neler yok olacak da bu insanlar kaybettikleri şeylerle yaşamaya maruz kalacaklar? Ya da acaba bir şeyler mi kazanacaklar? Peki, en sonunda kim kazanacak, salgın toplumu ne hale getirecek ve bu sosyal değişme ne gibi sonuçlara yol açacak?

Filmin başlangıcı bir aşk filmi gibi olsa da salgının ilk örneklerini bulan araştırma görevlisi olan Susan bir şeylerin farkındadır ama Michael’in hiçbir şeyden haberi yoktur. Birbirlerini sevmeye başlasalar da Susan ondan uzak durmaya çalışmaktadır çünkü âşık olmaktan korkmakla beraber bu salgının dünyaya ne gibi zararlar vereceği hakkında hiçbir öngörüde bulanamamaktadır ama tutkusu ve sevgisi ağır basan Susan Michael ile aşkı tatmaya başlamıştır ve film tam olarak bu noktada başlamaktadır. Salgın dünyadaki her insanı ele geçirmeye başladığında bu çift kaybettiği her şeye rağmen güçlü durup birbirlerine sımsıkı bağlıyken dünya için ne yapabileceğini düşünseler de bir yerden sonra artık onlar da kendilerini kaybetmeye başladıkları zaman bir ayrılık yaşarlar. Peki, birbirlerine geri dönebilecek zamanları ve imkânları var mıdır? Aşk, akıl ve mantığın barınmadığı bir duyguyken yoksa akıl ve mantıklarına mı yenilecekler?

Eva Green ve Ewan Mcgregor'ın başrolde oynadığı yönetmen koltuğunda David Mackenzie'nin oturduğu 2011 yılı yapımı bu filmi çok beğendim. Amatör bir film eleştiri yazarı olarak size tavsiye edebileceğim filmlerden biridir. Bu filmi sakin bir yaz gecesinde ağustos böceklerinin çıkardığı, o rahatlatıcı ses eşliğinde izlemeniz ve dünyayı sorgulayan ve daha yaşanabilir bir dünya için çabalayan insanlardan olmanız dileğiyle…